merhabalar,
yine uzun süre olmuş birşeyler yazmayalı, özlemişsinizdir diye umuyor ve başlıyorum. işyerinde yıllık izne hak kazanmış biri olarak.. parmaklarla sayılarak 1 haftalık izine çıktım yazmadığım süre zarfında.. ve iznimi samsundan bi arkadaşımla ortak fikirde bulunarak İSTANBUL‘da geçirme kararı verdik.. gittik gördük ki? hemen başlıyorum.
1. istanbul’un yaşantısına alışmış birilerini karadeniz’de aynı hareketlerde bulunduklarında görecekleri tavırları anlatmak & düşünmek bile istemiyorum,
2. – ben gerikafalı, eski kafalı olmayı kabul ederek bu maddeyi de yazacağım.. istisnaları bi kenara atarak.- erkekler sevgililerini yarıçıplak yanlarında gezdirebiliyorlar ve büyük ihtimal mutlu da oluyorlar.. – yazık.
3. kimsenin kimseden haberi yok, herkes kendi çapında takılıyor ve yeniden belirttiğim üzere mutlu oluyorlar.. kabuklarında herkes haklı ve mutlu.
4. Allah korusun istiklal caddesinde gezen 1000 kişi olsa ve haklı-haksız ne durumda olursanız olun birilerinin gaspına, darbına uğrayın.. 15 kişiden fazla tepki gösteren olursa ben adımı değişirim.. o derece..
bu şekilde anlatmayı düşünmüyordum ama.. böyle ortaya karışık birşeyler oldu.. sanırım birşeyler anlatabilmişimdir.. kısacası gezilecek yeri çok olmasına rağmen.. insanlar ve tepkileri bir karadenizli olarak hoşuma gitmedi..
ve kısacası günah memleketi olarak adlandırmak istiyorum müsadenizle.
mutlu yarınlar cümleten, bi’serseri.